Kategori arşivi: Harsel

Tablo – Harsel

Tablo Dinle

Tablo Şarkı Sözleri

Bölüm 1 :

Azad ettim artık seni her şeyden

Ve bil içimden gelmiyor bu eylemler.

Zorakiliğin kapısı ardına kadar açık

Es geçelim ordan sende arşıma çık.

Gök yüzünün öyle bir görüntüsü var ki

Anlatmaya yetmiyor dilim sanki cenneteyim.

Bu cennette bir sen eksiksin

Her şeyim tastamam dumanımda eksiksiz.

Sarhoşluğunun sarhoşuyum ve

Gözlerim takıldı o yattığın kumlara.

Anlatmak neden ?

Çünkü içimi yerdiler yersizce

Anlayabildiğin sade içimdeki görmezler.

Ve garip olguların bütünlüğü sarmış durumda

Tek nefeste biterler iş sardığım dumanda.

Kaç kere dedim bu kağıttan kalbe

O sağanak yağmurlara yaklaşma diye.

Nakarat :

Bir tablo vardı öncelerden, içinde gözler vardı

Duvarlar taşımadı şimdi yıkığım.

Üç beş resmin yadigarı bence bu olmamalıydı

Vasiyetten düşen pay hüzün bulutlarıymış.

Bölüm 2 :

Kuş kadar evet sevgim kuş kadar

İster kanatlanır ister böyle hüzne boğar.

Her durum adil davranmaz sana

Adalet dediğin şimdi sadece saraylarda.

O bile şüpheli, karışık memleketim

Oralara girersem susabilmek elde değil.

O yüzden tek kişilik dramalarda

Derin bir oh çekersin susmak için.

Kaldıramıyorum bu ağırlığı

Karanlığın aroması çok sert ve katıksız.

Yalnızlıkta eklenir başlanır seanslara

Uzan şuraya bir yudum ağla.

Nedir yani bu durumda böyle mi kalsın

Bence durmasın hepsi anlatılsın.

Bir otobüsten hızlıyım aslında

Hele birde yağmur ve ayağımda bot varsa.

Nakarat :

Bir tablo vardı öncelerden, içinde gözler vardı

Duvarlar taşımadı şimdi yıkığım.

Üç beş resmin yadigarı bence bu olmamalıydı

Vasiyetten düşen pay hüzün bulutlarıymış.

Yüce Kays – Harsel

Yüce Kays Dinle

Yüce Kays Şarkı Sözleri

Bölüm 1 :

Bak yine geldim,

Gözlerinde geldi virgüllerin arkasına.

Yaşlar düşerken sende düştün

Bu kapkara satırlar arasına.

Hep suskun lakin hep bozgun

Göz yaşlarım hep bana damlıyor.

Susan kazanmaz bu dünyada

Güneş doğdukça yakıp eritiyor.

Ve sen hep uykusuzluk gibisin Yüce Kays

Güneşin ekmeğinden çalmış saçların

Onlar örtmesin ağladıklarımı.

Ama görmesin kimselerde

Beni yasa boğar tek bir harfin hatırası.

Dehan eğlenirken hüznü öğretmek,

Güldürürken düşündürmek ne ?

Bende bekliyorum ama

Karaya varmıyor bu karanlıkta hiç kimseler.

Ve sen hep uykusuzluk gibisin…

Nakarat :

Anne baktım ardıma kanmadım,

Kalanlar hep yaşlanmış.

Ve de gözlere böyle perdelerde

İnce düşler gibi inmiş yaşananlar.

Ne mühimdir sence anne ?

Neyi anlatmak anne ?

Neyi anlamak anne ?

Ölüm bile bilmez beni böylesine.

Bölüm 2 :

Yanına geliyorum mavi göğe

Peki karanlıkta neden böyle ?

Hep tek başınalık diyalogları

İçin ve kendi kendine konuşması.

Ben seni niye anlayamadığımı anlayamıyorum

Susuyorum anca.

Hiç birşeyimden haberim yok

Ha bir de bu dumanlar, çok fazla.

Ve sen hep uykusuzluk gibisin Yüce Kays

Her gün her gün bu defteri açmak

Dumandan görünmeyen yalnız çakmak.

Her gün her gün bu deftere saymak

Bulutlardan görünmeyen yalnız ay.

Hep yalnız hep yalınız

Candan çekiyor hatıralarımız.

O koca binayı üstüme yıksınlar

Bunu anlatmak ondan farksız.

Ve sen hep uykusuzluk gibisin…

Nakarat :

Anne baktım ardıma kanmadım,

Kalanlar hep yaşlanmış.

Ve de gözlere böyle perdelerde

İnce düşler gibi inmiş yaşananlar.

Ne mühimdir sence anne ?

Neyi anlatmak anne ?

Neyi anlamak anne ?

Ölüm bile bilmez beni böylesine.

Sel – Harsel

Sel Dinle

Sel Şarkı Sözleri

Bölüm 1 :

Doğan güneş, karaltıyı parlatır

Her gün doğdukça parlayacak lanet karanlığım.

Karanlıksın, benim için telaffuzsuz adın

Tek takıntım karanlık, bir gecemi gör anlarsın.

Parmaklarım kadardı o güldüğüm günler

Hepsini biriktirdim ama bir avuç bile etmediler.

Garibanlıktan öte taktığım gariplik öylesine

Her satırda ellerin tütüne gitmesi daha da öte.

Ey ahali şimdi bana söyleyin

Hanginiz aşk durağında kaçan aracı bekledi.

Ya hiç bilemediğiniz ya biz bir yere gidemedik

Anı dediklerinizin hiç biri senelere denk değil.

Uzak değil, ulaşabilmek hiç güç değil

Lakin tık yok içimde hissediyorum eksikliği.

Korkarım ki unuttum umudun manasını

Fersahlar var arada ama bana çok yakınsın.

Dedim ya yakınsın, ama uzaksın

Bir adımım bin sıkıntı ondandır cevapsızım.

Gerçek uzaklıktan bahsetmiyor yazıtlar

Yalnızken insan bir tek kalbinin içine bakar.

Susuyorum bitik, git artık başımdan

Öldürdün ne sensizliği ne seni yaşatmadan.

Özlemler eğer ücrete tabiiyse,

Ödeyemezdim hiçbirini haciz gelirdi evime.

Hep seni yazmak istedim hep bir yeri eksik kaldı

Yapabildiğim tek şey dolaşmak satırları.

İmkansız kadar kolay değil yazdıklarımı manasıyla görmek

Bu giydiğim gömlek sensiz ateşten çömlek.

Bölüm 2 : (şiir bölümü)

Sus, bu dünyam kaldı kapkara bir odada

Ve bittik hepimiz ayrı kentin emekçileri.

Bahsettiğimi bil, uzağa gitmen gerek değil

Acaba değerli olmak sence engellenmek midir ?

Susmayı ne sandın sen öyle ?

İçinde kalanları biriktirince,

Gözlerin durmuyorlar yerinde

Ve aslında hiç biri de kör değilken.

Her seferim herkesin sana benzemesi

İnan zor değil zümrüt yeşilin yeterli.

Ve o yeşilin bir sefer biriyle el eleydi

Ve kalbimin varlığını bir an hissetmedim.

Tüylerim diken diken seni gördükçe

Gördüğümde yok ama herkeste varsın haylice.

Ve gözlerim eğer senden oluşmuşsa

Özleminden dolmuştur, kuruluk bilmek ne ?

Bir geceler vardı günaydın diyemediğim

Sonraları kimse bana iyi geceler dileyemedi.

Neden hep karanlıkta buldum seni

Kimsesizliğin ilacı gözlerinde ender yetişen bitki.

Gözlerin hiç yok yarınlarım kayıp

Ondan önce hepsinden önce olmayan huzurum kayıp.

Neyi yaşattın neyi gördürdün bana

Toplasan kaç kilo kül çıkar bu odamdan.

Şu kaç satır kendini anlatır

Susup kalmaya benzemez bu, bir buna susamadım.

Hep yandım hep bu kibritimi çaktı

Her satırda yanıyorum, küllerimi atmayın.